ÇİFTÇİNİN DOMUZLARDAN İNTİKAMI FECİ OLDU!..

ABD'de Ekinlerine zarar veren domuzlardan kurtulmak isteyen bir çiftçinin başvurduğu yöntem herkesi şaşkına çevirdi. Helikopterle domuzların peşine takılan avcı lakaplı çiftçi, bütün hayvanları birer birer avlayıp görüntüsünü internete koydu.
İzlenme Sayısı Oy Sayısı Oy Ortalama (Oy ver)
53264 16
Adınız:
E-posta adresiniz:
Arkadaşınızın e-posta adresi:
Mesajınız:
Lady Saliha Gemisi mürettebatının çektiği görüntülerde, mültecilerin yaşam savaşı verdiği anlar izleyenleri dehşete düşürdü. Gemi mürettebatının Dakarlı mülteciler hakkında söyledikleri ise tüyler ürpertti. Bir mürettebat “Dakar da kaçak olarak gemiye binen kaçaklar yaptığımız sal ile denize bırakıldı. Şu anda geminin mürettebatı tam kadro kaçakları izliyor” dedi. Bir başka gemi personeli ise, “Yaptığımız sal pek iyi olmadı günlerce aç kalacaklar” diyerek kaptana seslendi. Başka bir gemi personeli de, “Açık denizde kaçaklar köpekbalıklarına yem olacak” diyerek geminin kaptanına seslendi. Kaptan olduğu tahmin edilen kişinin de soğukkanlılıkla, “İki bidon su verdik yeter onlara” demesi hayrete düşürdü. ŞİRKETTEN AÇIKLAMA GELDİ Bu görüntülerin sosyal medyada yer almasının ardından Deval Transport A.Ş’den açıklama geldi. Deval Şirketi görüntülerin 2013 yılı Mart ayına ait olduğunu belirtti. Deval şirketinin hukuk bürosu aracılığı ile yapılan açıklamada olayın Dakar’da değil Liberya’nın Buchanan liman sınırında, okyanusta değil kıyıya yakın bir yerde olduğunu belirtildi. Ülgener hukuk bürosu avukatı Duygu Yazıcı imzasıyla gönderilen açıklama şöyle: “Müvekkilimiz Deval Transport AŞ’nin tarafımıza verdiği bilgiler paralelinde aşağıdaki basın açıklamasının yapılması gereği hasıl olmuştur: 1. İnternet ortamında yayınlanmış olan görüntüler gemi işletmecisi firma tarafından incelenmiş ve bunun sonucunda 1,5 yıl evvel, 2013 yılının Mart ayında kaydedilmiş olduğu tespit edilmiştir. 2. Bunun üzerine, geminin o tarihteki kaptanı ile derhal temasa geçilmiş ve kendisinden izahat talep edilmiştir. Buna istinaden olay ile ilgili gemi kaptanından alınan sözlü beyanata göre; ilgi geminin Liberya’nin Buchanan liman sınırları içerisinde (okyanus ortasında değil- görüntülerin belirli bölümlerinde sahilin ne kadar yakın olduğu açıkça görülmektedir) demir yerinde demirli vaziyette yükleme yapmak üzere bekler iken 16 Mart 2013 günü geminin yeke dairesinden gürültü gelmesi üzerine gemi kıç tarafı kontrol edilmiş ve geminin dışarısında, dümen yelpazesi üzerinde iki yabancı uyruklu kişinin bulunduğunu görmüştür. 3. Bunu takiben gemi kaptanı bu kişiler ile iletişim kurmaya çalışmış ve netice itibariyle bu kişilerin Amerika Birleşik Devletleri’ne gitme niyetlerinin olduğunu öğrenmiştir. Ancak bu kişiler geminin A.B.D.’ye gitmeyeceğini, yanaşmak için beklediği mevcut liman olan Liberia’nın Buchanan Limanı’ndan yük yükleyecek olduğunu öğrendiklerinde geminin dümen yelpazesinden denize atlayarak karaya doğru yüzmek istemişlerdir. 4. Gemi kaptanı, kişilerin yüzerek karaya gitme niyetlerinde olduklarını anlamış ancak liman sınırları içerisinde ve karaya oldukça yakın bir mesafede bulunduklarından herhangi bir hayati risk olmadığına kanaat getirerek karaya daha kolay çıkabilmeleri için gemide bulunan birkaç adet salı ve küreği denize indirerek bu kişilere vermiştir. Bilahare, dürbün ile yapılan takip sonrasında kişilerin karaya çıktıkları görülmüştür. 5.Bu suretle, söz konusu görüntülerin beraberinde çıkan yorum ve haberlerin kötü niyetle, yanıltıcı ifadelerle yapıldığı ve karalama maksadı taşıdığı tereddütsüz bir şekilde ortaya çıkmıştır. 6. Müvekkilimiz, kötü niyetli, yanlış ve yanıltıcı ifadelerden kaynaklanan maddi ve manevi zararları için ilgili şahıslara karşı tazminat talep etmek ve savcılığa suç duyurusu yapmak haklarını saklı tutmaktadır”
stanbul’da, camilerdeki yardım kutularını boşaltan hırsız, son işinde güvenlik kameralarına yakalandı. Görüntülerden kimliği belirlenen şahıs, gözaltına alındı. Beyoğlu’nda son günlerde farklı camilerin yardım kutularındaki paralar çalınınca polis harekete geçti. Polise ilk ihbar Galip Dede Caddesi üzerindeki Şahkulu Camii’nden geldi. Kimsenin olmadığı sırada yardım kutusundaki 651 TL’yi çalan hırsız kayıplara karıştı. Daha sonra üç camiye daha giren hırsız, yardım kutularındaki yaklaşık 1500 lirayı çaldı. Polis camilerin bulunduğu sokaktaki iş yerlerinin ve camilerin güvenlik kameralarını inceledi. Yapılan inceleme sonrası eşkali belirlenen M.Ş, son girdiği caminin yakınında Beyoğlu İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği ekipleri tarafından kıskıvrak yakalandı. HIRSIZLIK SUÇUNDAN 20’İN ÜZERİNDE KAYDI VAR Zanlının, girdiği caminin güvenlik kamerasına yakalandığı ortaya çıktı. Görüntülerde, güvenlik kamerasını fark eden hırsızın, aldırış etmeden elindeki tornavidayla kapıyı uzun süre açmaya çalıştığı görülüyor. Kapıyı ilk denemede açamayarak dışarı çıkan hırsız, içeri girerek tornavidayla kapıyı açıp bu kez içeri giriyor. Bir süre içeride kalan zanlı, paraları aldıktan sonra camiden hızla uzaklaşıyor. Yakalanan zanlının hırsızlık suçundan poliste 20’in üzerinde kaydı olduğu, 4 suçtan ise araması bulunduğu belirtildi. Emniyette işlemleri tamamlanan M.Ş., mahkemeye sevk edildi.
'Süngerli oda'nın süngerini yırtan tutukluya dava açılınca, uzun yıllar varlığı inkar edilen odanın görüntüleri de ilk kez ortaya çıktı. İzmir 2 No’lu F Tipi Cezaevi’nde, koğuş kapısına vurduğu için süngerli odaya konan ve süngeri söktüğü için hakkında dava açılan Gökhan Çoban’ın yargılandığı mahkemeye, odanın görüntüleri geldi. Görüntülerde, odanın dört bir tarafı, tavanı ve tabanının süngerle kaplı olduğu, oturağın dahi bulunmadığı, köşede bir alaturka tuvaletin olduğu ve tuvaletin etrafının örtülmeyip açık tutulduğu görülüyor. Radikal gazetesinin haberine göre; asıl skandal ise şöyle: Odaya konan mahkumlar, nerede olduğunu bilmedikleri bir kamera tarafından gözleniyor ve bu kamera da, açıkta bulunan tuvalete bakıyor ve mahkûmların bu anları kaydediliyor. İzmir’de, geçen yıl yasadışı DHKP/C’ye yönelik operasyonda tutuklanan 28 yaşındaki Gökhan Çoban, İzmir 2 No’lu F Tipi Cezaevi’ne kondu. Yasadışı örgüt üyeliği iddiasıyla yargılanan Çoban, 28 Ağustos’ta cezaevindeki sorunları protesto için koğuş kapısını tekmeleyince süngerli oda diye tabir edilen hücreye atıldı. 6 saat odada tutulan Çoban, iddiaya göre, döşemeyi söküp döşemeleri tutturmakta kullanılan zımba tellerini çıkararak, duvara ‘DHKP/C’ diye yazdı. 436 TL 23 kuruş öde... Gökhan Çoban ifadesinde, döşemelerin zaten sökük olduğunu, tel zımbayla tutturulduğunu, bir kısmının yere sarktığını, düşmekte olan malzemeyi sinirlenip yere attığını söyledi. Çoban’a, 436 TL 23 kuruşluk hasarı karşılamadığı için ‘kamu malına zarar’ suçlamasıyla İzmir 7. Asliye Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Dava ise 31 Aralık’ta bitti. Çoban’a 5 ay hapis verildikten sonra hükmün açıklanması ertelendi. Mahkeme, zararın tespiti için cezaevinden, süngerli odanın kamera görüntülerini istedi. Kamera görüntüleri dosyaya girdi. Böylelikle, varlığı daha önce kabul edilen ancak görüntüsü hiç bilinmeyen süngerli oda gün yüzüne çıktı. Görüntülere göre odanın zemini, duvarları ve tavanı süngerle kapatılmış. Odadaki küçük pencere de süngerle kapatıldığı gibi, oturacak herhangi bir nesne bulunmuyor. Tuvalette bile kayıt! Hücrenin köşesinde yalnızca alaturka bir tuvalet var. Tuvaletin çevresi örtülmemiş. Dahası, hücredeki güvenlik kamerası da doğrudan tuvaletin bulunduğu köşeye bakıyor. Yani tutuklu tuvaletini yaptığı sırada kaydediliyor. Kamera başındakiler de bu anı izliyor. Çoban’ın oda içerisinde dolaştığı, yere oturup uzandığı ve tuvaletin çevresinde su taşmasını bir bezle engellemeye çalıştığı görülüyor. Çoban’ın avukatı Serdar Gültekin hem keyfi ceza hem de özel hayatın gizliliği iddiasıyla suç duyurusunda bulunacaklarını belirtiyor. Cezaevi yönetimlerinin geçmişte süngerli oda uygulamasını inkâr ettiklerini belirten Gültekin, “Bu uygulamaya mevzuatta gözlem odası ya da acil müdahale odası deniyordu. Artık bu görüntüler sayesinde gün yüzüne çıkmış oldu” dedi. Uygulamanın”Kurumun düzeninin ve kişilerin güvenliklerinin ciddî tehlikeyle karşı karşıya kalması hâlinde, asayiş ve düzeni sağlamak için kanunda açıkça belirtilmeyen diğer tedbirler de alınır” şeklindeki düzenlemeye dayandırıldığını belirten Gültekin, şöyle devam etti: “Fakat süngerli oda, işkence odası gibi kullanılıyor. Mahkûmlar bir meseleyi protesto ediyorlar diye kapatılıyor, dövülerek buraya konuyorlar. Bazı mahkûmlar burada dövülüyor. Adeta dayak merkezi gibi kullanılıyor. Dayakla ilgili görüntü istemiş olsaydık muhtemelen ‘silinmiş’ denilecekti”. Odadaki kameranın gizli olduğunu vurgulayan Gültekin, “Tuvaletin gözleniyor olması ise özel hayatın gizliliğini ihlaldir. Bir insan cezaevinde olabilir ama cezaevinde de mahremiyeti koruma altındadır. Kamera olsa bile açısında tuvalet olmamalıdır” diye konuştu.
  (Toplam 3 yorum) Yorum Ekle
serhan 10.10.2011 14:10:00
Keşke bizimde bir helikopterimiz olsaydı. Gördüğümüz yerde vuruyoruz ama. Yılda 10 tane vuruyorsak 50 tane ürüyor pislikler.
orhan aydoğan 28.09.2011 20:46:00
iyi nışancı
as 12.09.2011 09:41:00
Nerede Hayvanseverler.

2007© videovitrini.com