AMERİKAN ASKERLERİNİN TALİBAN İLE ÇATIŞMA GÖRÜNTÜLERİ!.

Afganistan'ın Kandahar'da ISAF'a bağlı Amerikan askerlerinin pusuya düüşürüldüğü an videoya alındı.Geçtiğimiz Eylül ayında bir görevden dönen ağır zırhlı araçlarından bulunduğu Amerikan askeri konvoyu, dağlık kesimde Taliban tarafından pusuya düşürüldü. Önce yola döşenen bombayı patlatan Taliban direnişçileri, ardından Amerikan askerlerine kurşun yağdırdı.Talibanın kurşunlarından birisi Amerikan askerinin migferini deldi. Patlama sırasında bazı eskerlerin kolunun bacağının koptuğu görüldü. Yaşanan bütün bu çatışmalar Amerikan askerleri tarafından videoyu alındı. HABERVİTRİNİ İŞTE O GÖRÜNTÜLER..
İzlenme Sayısı Oy Sayısı Oy Ortalama (Oy ver)
35072 1
Adınız:
E-posta adresiniz:
Arkadaşınızın e-posta adresi:
Mesajınız:
SKY TÜRK'te her hafta yayınlanan, Serdar Akinan ve Nihat Genç'in hazırladığı Ne Var Ne Yok adlı program ekranlardan çekilme kararı aldı. İşte nedeni... Nihat Genç, Sky Türk'te yayınlanan Ne Var Ne Yok adlı programı Mehmet Karamehmet'e zarar verdiği için yayından kaldırdıklarını açıkladı. SKY TÜRK'te her hafta yayınlanan, Serdar Akinan ve Nihat Genç'in hazırladığı Ne Var Ne Yok adlı program ekranlardan çekilme kararı aldı. Nihat Genç'in gündemi muhalif ve aykırı düşüncelerle yorumladığı programın vedası önümüzdeki günlerde çok konuşulacağa benziyor. Nihat Genç programa neden son verdiklerini şöyle anlattı; “Bize karşı yönetimden, idareden herhangi bir baskı yok. Ancak biz yazar – çizer olarak yönetime iktidar tarafından bir baskı yapıldığını görünce biz kendimiz bir karar vererek aramızda bizim yaptığımız konuşmalar işte Karamehmet'i rahatsız etmesin diye kendimiz çekilmeye karar verdik. Fakat bu çekilme cümlelerini de ekranda düzgünce anlattık. Durum bu. Serdarla aynı şekilde aynı fikirde konuşuyoruz bunları, ortaklaşa kararımız. Bütün bunları açıklamak da son derece dikkat ister. Çünkü bir tarafları şey yaparsın, uygun olmayan cümleler kurarsın ama eşek değiliz yani biz şeyi görüyoruz; işte Karamehmet'in şirketleri üzerine bir şeyleri görüyoruz, hissediyoruz, bir baskının olduğunun biz hissediyoruz. Yani bu kimsenin yorumu değil. Biz de işte bu ekranlardan yüksek sesle konuşup hiç kimseyi zarara sokmayalım, alın teriyle kazanılmış paralar var, bunlara karşı biz bir rahatsızlık vermeyelim diye kendi talebimiz olarak bir çekilme teklif ettik ekranda ve bu çekilme teklifini ekranda söyledik. Ben konuşacağım, adamın milyar dolarları gidecek yani, bu ayıp bir şeydir yani, ben böyle bir töhmet altında kalamam, bunu söyledim yani. Aradan 6 ay geçer, bir yıl geçer tekrar gelir çalışırız, bize burada herkes çalışın diyor, başımızın üstünde yerin var diyor, bizi burada çok onere ediyorlar. Ama olup biteni dışarıdan izlediğimiz zaman biz böyle bir vehme kapılıyoruz yani, bizim yüzümüzden kimse zarar görmesin, yani biz serbest bir program yapıyoruz, özgür bir program, bu özgürlüğümüzden Karamehmet'in şirketleri rahatsız olmasın diye bir temkin yapıyoruz yani.”
Geçtiğimiz günlerde şehit cenazesinde yediği yumruktan sonra ongul'daktaki faicanın ardından yeniden günmede gelen Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, canlı yayına bağlanıp hem sunucuyu hem de konuğunu haşladı. SKY Türk TV’de 30 madencinin hayatını kaybettiği kazayı değerlendiren Madencilik Sektörü Başkanlar Konseyi Yönetim Kurulu Başkanı İsmet Kasapoğlu, madenciliğin Türkiye’de artık yapılmazmış gibi hale dönüştürüldüğünden dolayı bu tür kazaların meydana geldiğini söyledi, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ı madenciliğe sahip çıkmamakla suçladı. “İlgili bakanımız enerjiyle uğraşmaktan, tabii kaynaklara zaman ayıramıyor” diyen Kasapoğlu, kurtarma çalışmalarında yanlış asansör kullanıldığını ve daha önceden gerekli tatbikatların yapılmadığını söyledi. SÖZ HAKKI DOĞMADI, MÜDAHALE ETME İHTİYACI DUYDUM"Kasapoğlu’ndan hemen sonra canlı yayına bağlanan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, sunucunun, “Kurtarma çalışmalarında ihmal olduğu yönündeki iddiaları var bu noktada sizden de görüş almak isteriz” şeklindeki sözleri üzerine, “Bir noktayı düzeltmek durumdayım, söz hakkı doğduğu için siz bu yayını bana vermiş değilsiniz, ben bir müdahale etme ihtiyacı olduğu için telefon açtım” dedi. "1,5 AYDA BEŞ KERE GÖRÜŞTÜK"İsmet Kasapoğlu ile son bir buçuk ay içerisinde en az 5 defa görüştüğünü belirten Taner Yıldız, “İnsanların son derece sorumlu olan İsmet Bey’in bunları söylemesini hem kanalınıza hem de bu arkadaşa çok gördüm.” dedi. ÇAY KAHVE YUDUMLAYIP YORUM YAPIYOR İsmet Kasapoğlu’nun uzaktan çayını kahvesini yudumlarken, asansörün ne kadar tahrip olduğunu bilmeden yorumlarda bulunduğunu belirten Bakan Yıldız, kazanın meydana geldiği madenle ilgili olarak tenkil bilgiler verdi ve, “Bunu herhangi birisi söyleyebilir. Ama bu işlerde iddialı olduğunu söyleyen birisi söylerse ben ona müdahale ederim” diye konuştu. "BU CÜMLELERİ RAHAT KULLANMAYIN" Madencilik Sektörü Başkanlar Konseyi Yönetim Kurulu Başkanı İsmet Kasapoğlu'nun kendisi için karalama yaptığını ve artık tahammül sınırının kalmadığını belirten Bakan Taner Yıldız, SKY Türk'e de tepki gösterdi. Kurtarma çalışmalarını eleştiren sözler sarf eden SKY Türk spikerini de eleştiren Yıldız, "Siz bu yayını yaparken de sorumlu bir habercilik anlayışı içerisinde bunu yapmıyorsunuz. Bu konuda size de açıkça söylüyorum. Bu kadar yüreğiyle vicdanıyla bu çalışan insanlara böyle bir atıf yapılabilir mi? Buradaki insanların bir dakika daha önce kurtarılmasıyla ilgili olarak gayret gösterenlere bu kadar bir itham, "daha önceden de kurtarılabilirdi" denilebilir mi?" Bu hangi vicdana sığar. İnsanlar gecesini gündüzüne katmış 24 saat uğraşıyor. Lütfen bu cümleleri bu kadar rahat kullanmayın. Siz bunu yapmakla buradaki insanların vicdanları yaralıyorsunuz. Ben hiç bir şekilde bu programlara bu şekliyle girmem. Ama burada insanların, kalplerine, vicdanlarına, mantıklarına hitap eden son derece hassa bir durum var. Buna lütfen yayınlarınızda sizde ve katılanlar da istismar etmesinler. Buna siz de müsaade etmesinler.
Rüştü Ünsal Polis Meslek Yüksekokulu'nda, 2007 yılı eğitim çalışmaları sırasında polis adayı 2 gence dayak atarken görüntülenen eğitmen komiser yardımcısı olan başkomiser A.Ç.'n 10 ay, dönemin okulu müdürü ise 2 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı. Ancak mahkeme beş yıl süreyle hükmün açıklanmasını geri bıraktı. Rüştü Ünsal Polis Meslek Yüksekokulu'nda 2007 yılında gerçekleşen eğitim çalışmaları sırasında, o dönem eğitmen komiser yardımcısı olan A.Ç.’nin polis adayı iki gence dayak atmasının görüntüleri, 2011 yılında basına yansıdı. Okuldaki dayakla ilgili olarak o dönemde olayın bir iç soruşturmayla kapatıldığı, komiser yardımcısının bir başka ile komiser rütbesiyle tayin edildiği, dayak yiyen öğrencilerin ise polis memuru olarak yine bir başka ilde göreve başladığı ortaya çıktı. Okulda eğitim gören diğer polis adaylarından biri tarafından cep telefonuyla kaydedilen yaklaşık 2 dakikalık görüntüde, sabah eğitimine çıkan öğrencilerin, içtima düzeninde durdukları, komiser yardımcısının ise kendisine doğru gelen iki polis adayının üzerine yürüyüp tokat atması, tartaklayıp tekmelemesi, merdivenden aşağı atması yer aldı. GÖRÜNLERİ SİLDİRDİLER AMA... İddiaya göre dönemin polis okulu müdürü, kendisine iletilen bu görüntüleri izledikten sonra polis adayı gençlere dayak atan komiser yardımcısı A.Ç. hakkında usulen bir iç soruşturma yapıp, dosyayı kapattı. Diğer taraftan bu görüntülerin yok edilmesi için bütün polis adaylarının cep telefonlarına el konularak, birden fazla kişinin cep telefonunda kayıtlı olan bu görüntülerin silinmesi sağlandı. Ancak bir öğrencinin, bu görüntülerin silinebileceğini düşerek, dışardaki bir arkadaşının telefonuna göndermesi hesaba katılamadı. Okulu bitiren polis adayı, görüntüleri dört yıl sonra dayak yiyen meslektaşının ailesine teslim etti. Bunun üzerine dayak konusu tekrar gündeme geldi. Olayı soruşturan Emniyet Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu müfettişi, dayak atan komiser ile o dönemdeki okul müdürünün yargılanmaları yönünde karar verdi. Bunun üzerine rütbesi başkomiserliği yükselen A.Ç. ile polis okulu müdürü hakkında İzmir'de Sulh Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı. Sanıklar üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmedi. Yargılama sonunda hakim, başkomiser A.Ç.'yi 10 ay, polis okulu müdürünü ise 2 ay 15 gün hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme, sanıklara verilen cezalar için, beş yıl süreyle hükmün açıklanmasını geri bıraktı.
  (Toplam 3 yorum) Yorum Ekle
ahmet atta 22.07.2011 23:35:00
norveç tamam sıradaki çok kanlı olacak zevahiri danimarka,ingiltere.fransa,birtanesi ama hangisi
ahmet atta 25.06.2011 20:51:00
atom bombasınıda tatacaksınız ansızın kardeşimin intikamını alacağız yüzbinlerce amerikalı tatacak zevahiri
u..s.a.m.e 19.06.2011 21:55:00
arkanıza bakmadan kaçın daha kötü olacak

2007© videovitrini.com