AYI ADAMI BÖYLE PARÇALADI!..

İsviçre'nin Bern kentinde BaerenPark olarak bilinen hayvanat bahçesinin duvarını tırmanarak, ayıların yaşadığı alan giren bir kişi saldırıya uğradı. Finn adlı 4 yaşındaki ayının saldırısına uğrayan adamı güvenlik güçleri zor kurtardı. Güvenlik güçleri ayıyı kurşunlayarak, yaralı adamdan uzaklaştırdı. Saldırıyı ucuz atlatan adam başından ve bacağından yaralandı. Olay sonrası ayı ve adam hastaneye kaldırıldı. İkisinin de tedavisi sürüyor. 25 yaşındaki adamın akıl hastası olduğu ve hayvanları sevmek için duvarı tırmanarak içeri girdiği belirtildi.
İzlenme Sayısı Oy Sayısı Oy Ortalama (Oy ver)
135496 18
Adınız:
E-posta adresiniz:
Arkadaşınızın e-posta adresi:
Mesajınız:
John Brennan'ın sözünü kesen bir kadın ayağa kalkarak, "Pakistan'da Afanistan'da Irak'ta ve Yemen'de öldürdüğünüz masum insanları da anlat.Terörle mücade adı altında katlettiğiniz çocukları da anlat" diye bağırmaya başladı. Kadının tepkisi karşısında John Brennan buz keserken, salona gelen bir polis kadını sürükleyerek dışarı çıkardı. ABD Başkanı Barack Obama'nın terörle mücadele danışmanı John Brennan, insansız uçak kullanımının El Kaide'ye büyük darbe vurduğunu söyledi. Brennan, Usame bin Ladin'in Pakistan'da öldürülüşünün birinci yıldönümü öncesinde Washington'daki bir düşünce kuruluşunda sık sık sivil ölümlerine yol açtığı için eleştirilen bu uçakların kullanımına ilişkin politkalarını anlattı. John Brennan, Obama'nın uygulama konusunda açıklık talimatı verdiğini söyledi. BBC Washington muhabiri Paul Adams, Obama yönetiminin daha önce de insansız uçak kullanımını doğruladığını belirtiyor. Obama ocak ayında internet üzerinden yaptığı bir görüşmede bizzat uygulamayı doğrulamıştı. Ancak muhabirimiz, Brennan'ın ilk kez bu tartışmalı uygulamaya ilişkin ayrıntı verdiğini söylüyor. Brennan, Woodrow Wilson International Center'deki konuşmasında insansız uçak kullanımının meşru, ahlaki, gerekli ve orantılı olduğunu söyledi. Obama'nın danışmanı, özellikle Amerikan vatandaşlarının hedef alındığı zamanlarda bu uçakların büyük özenle kullanıldığını savundu. Protestocu kadın salondan çıkarıldı John Brennan'ın sözünü keserek Afganistan, Pakistan ve Yemen'de insansız uçaklarla düzenlenen saldırılarda hayatlarını kaybeden masum insanlar adına özür isteyen bir kadın dinleyici, bir polis memuru tarafından sürüklenerek salondan çıkarıldı. Brennan Amerika'nın El Kaide'yle savaşının başladığı günden bu yana ilk kez örgütün çekirdeğinin etkisizleştiği bir dünya tasavvur etmenin mümkün olduğunu söyledi. Amerikalı yetkili, insansız uçakların yasalar dahilinde ilgili ülkelerdeki hükümetlerin işbirliğiyle kullandıklarını kaydetti. İnsansız uçaklarla düzenlenen saldırlarda Afganistan, Yemen ve Pakistan'da yüzlerce militanın öldürüldüğü bildiriliyor. 'Felaket üstüne felaket' Brennan konuşmasında bu saldırılarda sivillerin de öldüğünü kabul etti. Pakistan daha önce ABD'den, topraklarında bu saldırılardan vazgeçmesini istemişti. John Breannan, Usame bin Ladin'in öldürüldüğü evde bulunan belgelerin yayımlanacağını da açıkladı. Bu belgeler, 2 Mayıs'ta Pakistan'ın Abbotabad kentindeki evine baskın düzenleyen özel Amerikan güçlerince ele geçirilmişti. 'Bin Ladin, El Kaide'nin adını değiştirecekti'Söz konusu belgelerin Usame bin Ladin'in örgüt üyeleriyle yazışmalarını el yazısıyla tuttuğu günlüğü de içerdiği belirtiliyor. Amerikalı yetkililere göre, bu belgeler, Usame bin Ladin'in El Kaide'nin üst kademesinde birçok kişinin öldürülmesi nedeniyle örgütün adını değiştirmeyi planladığını gösteriyor. John Brennan, "Kısacası El Kaide fena halde kaybediyor. Bin ladin de bunu anlaşmıştı. Ele geçirdiğimiz belgelerde felaket üstüne felaket yaşadıklarını kabul etti" dedi.BBC TÜRKÇE
Geçtiğimiz günlerde TBMM'de düzenlenen Parlamenter Denetim Sempozyumu'nda, Türkiye'nin Başkanlık sistemine geçmesini dile getiren Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, yeni bir tartışmanın da fitilini ateşlemiş oldu. Bozdağ, siyasetin ana gündem maddesi haline gelen başkanlık sistemi hakkındaki soruları Habertürk TV'de Basın Kulübü'nde yanıtladı. Basın Kulübü programında soruları Ciner Medya Ankara Grup Temsilcisi Muharrem Sarıkaya, Habertürk TV Ankara Temsilcisi Ali Can Türkoğlu, Gazete Habertürk yazarları Nihal Bengisu Karaca, Yavuz Semerci ve Yeni Şafak Ankara Temsilcisi Abdülkadir Selvi yöneltti, Bekir Bozdağ yanıtladı. Başbakan yardımcısı Bekir Bozdağ'ın başkanlık sistemi hakkındaki önemli açıklamalarından satır başları şu şekilde; "BAŞKANLIK SİSTEMİNDE DENETLEME MEKANİZMALARI PARLAMENTER SİSTEME GÖRE DAHA İYİ İŞLİYOR" Dünyada başkanlık sistemi sadece ABD'de uygulanıyor. Başkanlık sisteminde halkın tercihi çok yüksek düzeyde. Başkanın yasamayı seçime götürme imkanı yok. ABD'de başkan yasamaya mecbur. Orada üçte iki çoğunluk lazım. O yüzden yasamanın her türlü denetleme yetkisi mevcut. Başkanın haklarını denetleyebiliyor. Ancak bizim sistemde araştırma komisyonları kurulamıyor. Yani başkanlık sisteminde denetleme mekanizmaları parlamenter sisteme göre daha iyi işliyor. BAŞKANLIK SİSTEMİ VE SİYASİ PARTİLER Başkanlık sistemi partileri ortadan kaldırmıyor. Böyle bir hava yaratılıyor ülkemizde. Aksine partilere daha özgür ortamlar yaratıyor. Dar bölge sistemiyle genel merkezin ya da pari liderlerinin isteğine göre değil o bölgede yaşayan halkın isteğine göre temsilci seçiliyor. "PARTİ LİDERLERİ BAŞKAN OLACAK DİYE BİR ŞEY YOK" Başkan için ayrı yasama için ayrı seçim yapıldığı için denetleme daha sıkı oluyor. Başkan halkın beklentilerini karşılamazsa yasama da bunu görüyor. Bir sonraki seçimlerde desteğini çekiyor. Dikkat edin illa parti lideri başkan olacak diye bir şey de yok. Dışarıdan da başkan adayı olabilir. Parti onu destekler. Tam başkanlıkta yasama ve yürütme ayrı ve bağımsızdır. Türkiye'de esasen yasama ve yürütme ayrı değil. BAŞKANLIK SİSTEMİ PADİŞAHLIĞA YOL AÇAR ELEŞTİRİLERİ Başkanlık sistemi padişahlığa, tek adamlığa izin vermez. Bir başkan adayı düşünün ki halkın önüne çıktığında sadece kendi partisinin değil; yüzde elliyi geçmesi için ortaya koyacağı politikalarla bütün halkı hedef alması lazım. Çünkü toplumu kutuplaştırana zaten toplum oy vermez. Başkan seçildikten sonra 4 ya da 5 yıl görev yapacak. Daha sonra seçimlerde tekrar halkın önüne gelecek. BAŞKANLIK SİSTEMİ VE FEDERASYON TARTIŞMALARI Türkiye siyaset tarihine baktığınızda merkeze gelmeyen hiçbir partiye halkın iktidarı vermediğini görürsünüz. Radikal uçlar iktidara gelememiştir. Başkanlık sisteminin vazgeçilmez unsuru federasyonmuş gibi bir algı var Türkiye'de. 'Başkanlık sistemine geçince Türkiye bölünecek' diye bir korku var. Ancak federatif yapı ABD'nin kendi tercihidir. Almanya'ya bakarsanız daha farklıdır. Türkiye'de halkın bu hassasiyetine değer vererek hareket edilir. Hatta Türkiye'de şu andaki yapı korunarak başkanlık sistemine geçilebilir. "BİZDEKİ SİSTEM MİLLET İRADESİNE OPERASYON İZNİ VERİYOR" Başkanlık sistemin en büyük özelliklerinden biri istikrardır çünkü görev süresi bellidir. Dolayısıyla istikrar vardır ve bu istikrar ülkeye çok şey kazandırır. Ancak parlamenter sisteme bakltığımızda bu özellik yok. Bizdeki sistem operasyona açık bir sistem. Bizdeki sistem millet iradesine operasyon izni veriyor. Millete rağmen iktidarlar oldu mu bu ülkede? Oldu. Milletin istemediği iktidar, milleti yönetimiyor. Parlamenter sistem her türlü operasyona, her türlü manipülasyona izin veren bir sistem. Bu ülkeyi yöneten herkes başkanlık sistemini istiyor. Bakın Demirel, Kenan paşa, Özal, Türkeş... "BİZM KENDİ İÇİMİZDE DE FARKLI DÜŞÜNEN ARKADAŞLARIMIZ VAR" Başkanlık sistemi konusu AK Parti'nin programında yok. Alınmış bir karar da yok. Hükümette de bir müzakere ya da alınmış bir karar yoktur. Bizim parti olarak istediğimiz şey bu konunun tartışlmasıdır. Bizim kendi içimizde de farklı düşünen arkadaşlarımız var. Bu doğal, sonuçta biz siyasi bir partiyiz. Ancak şu var, bu sistem üzerinden insanlar korkutuluyor, gereken bilgi millete verilmiyor. Kimse konuyu enine boyuna araştırmıyor, tartışılmıyor. Tartışılsın ki vatandaş uygulanan sistem ile başkanlık sistemini tartsın. Parlamenter sistem ile güçlü bir Türkiye mümkün değil.
Güvenlik güçlerinin bölücü terör örgütü ile mücadelesi tam gaz devam ederken geçtiğimiz günlerde Bingöl'de yakalanan teröristlerin yakalama anıda kameralara yansıdı. Bingöl'de güvenlik güçlerinin operasyonuyla sağ ele geçirilen 7 teröristin yakalanışı kameralara yansıdı. Asker üşüyen bir teröriste kendi parkesini giydirirken, bir başka terörist ambulansta tedavi edildi. Güvenlik güçleri tarafından 8 Aralık 2011 günü şafak vaktinde Bingöl'ün Karlıova ilçesi Sudurağı köyü kırsalında nokta istihbarata dayalı olarak Jandarma Özel Harekat ve mayın arama ekipleri, arama-kurtarma köpekleri, COBRA ve BTR-80 zırhlı araçlarının katılımıyla operasyon düzenlendi. Operasyonda barındıkları yerde çevrilen bölücü terör örgütü (BTÖ) mensuplarına yapılan "Teslim ol" çağrısına uyan 1996 doğumlu 7 terörist, güvenlik güçlerine teslim oldu. Güvenlik güçlerinin ısrarlı "Teslim ol" çağrılarına 2 adet el bombası atıp, ateşle karşılık veren sözde bölge sorumlusu terörist ise silahıyla birlikte ölü olarak ele geçirildi. Teröristlerin barındıkları yerde 1 adet M-16 piyade tüfeği, 7 adet Kaleşnikof piyade tüfeği, 1 adet Glock marka tabanca, 1 adet büyük telsiz (Irak-Kandil'le görüşmek maksatlı), 2 adet küçük telsiz, 1 adet gece görüş dürbünü, silahlara ait şarjör, mühimmat ile örgütsel doküman ve yaşam malzemeleri ele geçirildi. 7 teröristin yakalanış anı, saniye saniye kameralara da kaydedildi. Görüntülerde asker üşüyen bir teröriste kendi parkesini giydirirken, bir başka terörist ise ambulansta tedavi ediliyor. Teslim olan teröristlerin verdikleri beyanlarına göre ise, örgüt içerisinde örgütten kaçan veya teslim olan teröristlerin güvenlik güçleri tarafından öldürüldüğü propagandası yapıldığı, kendilerinin de başlangıçta bu propagandadan etkilenerek teslim olmayı düşünmedikleri, ancak etraflarının güvenlik güçleri tarafından çevrili olması nedeniyle teslim olmaktan başka çare olmadığına karar verdikleri öğrenildi. Teröristlerin ifadelerinde, birçok örgüt mensubunun örgütten kaçarak teslim olmayı düşündükleri ancak bu yalan propagandadan etkilendikleri için teslim olmaya korktuklarını söyledikleri öğrenildi. Sağ olarak yakalanan teröristlerden "Azad" kod adlı teröristin örgüte 1993 yılında katıldığı ve örgütün sözde Erzurum Eyaleti Koordinatör Yardımcısı olduğu, 1995 yılında Hakkari Uzundere Jandarma Karakol Komutanlığı'na yapılan 10 askerin şehit olduğu eylem dahil 7 eyleme katıldığı öğrenildi. Ölü olarak ele geçirilen örgütün sözde bölge sorumlusu "Serbest" kod adlı terörist ile diğer teröristlerin katıldıkları eylemler şöyle: "- Mayıs 2008 tarihinde Bingöl-Adaklı ilçe merkezinde polis aracına roketli saldırı, - Ağustos 2010 tarihinde Adaklı'da bir köy muhtarının eşi ile birlikte silah zoruyla kaçırılması ve yeni karakol inşaatındaki bir iş makinesinin yakılması, - Ağustos 2011 tarihinde Karlıova ve Adaklı ilçelerinin HES şantiyesine yönelik saldırı, araç yakma ve adam kaçırma, - Eylül 2011 tarihinde Karlıova, Adaklı ilçelerinde 3 kişinin kaçırılıp daha sonra serbest bırakılması, - Eylül 2011 tarihinde sansasyonel eylem yapmak amacıyla planlanan ancak güvenlik güçleri tarafından engellenen 7 ayrı bölgeye yerleştirilen yaklaşık 200 kilogramın üzerinde patlayıcı madde ele geçirilmesi." Teröristlerin ayrıca eş zamanlı ve kademeli olarak planlanan askeri konvoy, jandarma karakolu, takviye birlikler ve helikopterlerle hastaneye gelecek üst düzey yöneticileri hedef alan eylem planı içerisinde yer aldıkları tespit edildi. Haberin fotoğrafları
  (Toplam 1 yorum) Yorum Ekle
lewo 24.10.2010 19:43:00
taş atarak dahada sinirlendiriyolar olan adama oldu

2007© videovitrini.com