YAVRUSUNA SALDIRAN ASLANLA BUFALONUN MÜTHİŞ SAVAŞI...

Aslan gözüne kestirdiği bufalo yavrusunu sonunda yakaladı ama gözden kaçırdığı birşey vardı... Yavrusunu hiç de aslana kaptırma niyetinde olmayan anne bufalo işte böyle aslana saldırdı... İşte aslanla bufalonun müthiş mücadelesi...
İzlenme Sayısı Oy Sayısı Oy Ortalama (Oy ver)
135136 16
Adınız:
E-posta adresiniz:
Arkadaşınızın e-posta adresi:
Mesajınız:
İşte bir mağazada görüntülenen ilginç canlılardan biri daha... AT NALI YENGECİ Yengeç olarak isimlendirilen bu canlı aslında bir keliserdir. 300 milyon yıl önce baskın oldukları söylenen bu canlıların kabuk kısımlarının atnalına benzemesi nedeniyle atnalı yengeci ismi verilmiştir, yoksa yengeçlerle hiçbir akrabalığı bulunmamaktadır. Fosil örneklerinden bildiğimiz trilobit larvalarına benzer bir dönem geçiren atnalı yengeçlerinin son kısmını oluşturan telson bunlarda hareketi kolaylaştırmaktadır. “Kral yengeç kılıçkuyruk” ismini de alan bu hayvanların aynı aileden olan japon atnalı yengeci ve asya atnalı yengeci adı verilen iki türü daha vardır. İlk larvaları trilobit larvasına benzer bu yüzden trilobitlerle aynı köken olduklarına inanılmaktadır. Bir kısım bilim adamı annelidlerden köken aldığını bir kısmı ise arachnidlerden kökenlendiğini savunmaktadır. Yaşayan en büyük keliserlerdendirler. Dişilerde 60 cm’e kadar ölçülen büyüklükleri vardır. Erkekler dişilerden başlarının daha küçük olmasıyla ve ikinci üye çiftinde çengel varlığıyla ayırt edilir. Genel büyüklük olarak bakıldığında da dişiler erkeklerden daha büyüktür. Ordovisyen Dönemi’nden beri hiçbir değişikliğe uğramadan bugüne gelmiş bu canlılar Kuzey Amerikan’nın Atlas okyanusu sahillerinde Doğu Asya sahilleri ve Filipin Adaları’nda bulunurlar. Karapakslarındaki kalın kitin tabakası ve suyun dip kısımlarında yaşıyor olmaları bunlara büyük avantajlar sağlamıştır. Bu özelliğinin yanı sıra Atnalı yengecini çok önemli yapan kanıdır. Kanlarında hemosiyanin bulunması nedeniyle kanları mavidir. Hemosiyanin fenol oksidaz aktivitesi sergiler. Kanlarında en ilkel savunma olan tipi olan ameobositlerin bulunması bunları önemli kılar. Ameobositler endotoksin varlığında pıhtılaşarak birikme oluşturdukları ve yarayı kapattıkları ya da bu bakterilerin girişine engel oldukları görülmüştür. Bu özelliklerinin bulunmasıyla ilk önce ameliyat malzemelerinin bakteri bulundurup bulundurmadığını anlamak için kullanılmaya başlanmış ve günümüzde yiyecek firmalarınca bakteri varlığı testi olarak kullanılan LAL testi için bunların kanından yararlanılmaktadır.
  (Toplam 2 yorum) Yorum Ekle
özer 23.03.2009 12:28:00
kımı yer kımı bakar bakan ac kalır HER CANLI ÖLUMU TADACAKTIR
MİKA 06.03.2009 15:58:00
iNSAN NE DÜŞÜNECEGİNİ BİLEMİYOR... YAVRU BUFFALONUN KURTULUŞUNA SEVİNİYOR.... BELKİDE ASLANIN YAVRUSU İÇİN DÜŞÜNDÜĞÜ AVI AVLAYAMAMASINA ÜZÜLÜYOR... DOGA KANUNU...BİZE SADECE İZLEMEK DÜŞÜYOR..

2007© videovitrini.com