18 YAŞINA GİREN SİYAM İKİZLERİ EVLENMEK İSTİYOR!..

ABD'li siyam ikizleri Brittany ve Abigail Hensel kardeşler, görenleri şaşkına çeviriyor. 1990 yılında ABD'de dünyaya gelen kardeşlerden her biri vücudunun yarısını kardeşiyle paylaşıyor. İkizlerin normal bir şekilde yürüyebilmek ya da koşmak için kardeşlerine ihtiyaçları var. Buna rağmen aynı okula giden ve aynı derslerde başarılı olan ikizler, her şeyi birlikte yapmaya alışmış. İki kalp, iki akciğer, iki omurga, iki mide, iki safra kesesi ve üç böbrekleri olan kardeşlerin bir göğüs kafesi, bir sindirim sistemi ve yine bir adet idrar yolu var. 18. yaşgünlerini kutlayan genç kızların şimdi tek bir isteği var; evlenmek.
İzlenme Sayısı Oy Sayısı Oy Ortalama (Oy ver)
112032 20
Adınız:
E-posta adresiniz:
Arkadaşınızın e-posta adresi:
Mesajınız:
TBMM'deki aile filtresi uygulaması nedeniyle eşcinsel derneklerinden LGBT'nin sitesine erişimeyen CHP milletvekili Aylin Nazlıaka, isyanını CNN TÜRK'te Cüneyt Özdemir'in sunduğu 5N1K'da dile getirdi. Nazlıaka, "Acaba milletvekilleri çocuk statüsünde mi değerlendiriliyor?" dedi. CNN TÜRK'te Cüneyt Özdemir'in sunduğu 5N1K programına katılan CHP Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka, TBMM'de uygulanan ve eşcinsel derneklerine erişimi önleyen internet filtrelemesi ile ilgili konuştu. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a verdiği soru önergesi ile bu konuyu gündeme taşıyan Nazlıaka, TBMM Başkanı Cemil Çiçek'ten de bu konuda bir yanıt beklediğini söyledi. "Çocuk muyuz?" Nazlıaka, programda bu konudaki isyanını şöyle dile getirdi: "Bize sözel olarak yapılan, danışmanıma yapılan açıklama diyeyim daha doğrusu, bunun bir sansür değil, filtreleme olduğu. Fakat bunların bir kelime oyunu olduğunu düşünüyorum. Bana sansürle filtreleme arasındaki farkı anlatabilir misiniz? Yani bizler TBMM'nin milletvekilleri olarak, toplumun bir kesimine yönelik sorunları gündeme getirmek amacıyla bir araştırma yapmak istiyoruz ve istatistiksel bilgileri çekeceğimiz bir siteye erişimimiz engelleniyor. Ben bunu hiçbir şekilde kabul edemiyorum. Ayrıca da aile kategorisinde filtreleme yapılıyor. Buradan da şu sonucu mu çıkarmalıyım? Acaba milletvekilleri çocuk statüsünde mi değerlendiriliyor!" "Filtrelemeyi yapan homofobik" LGBT'nin Dernekler Kanunu'na tabi bir dernek olduğunu belirten Nazlıaka, filtrelemeyi yapanları "homofobik" olmakla suçladı. Nazlıaka, şunları söyledi: "Bu pornografik bir site olsaydı ya da nefret söylemleri olan bir site olsaydı burada böyle bir filtreleme yapılması konusunda haklı olurdunuz. Ama dediğim gibi tamamen veri amaçlı olan ve devlet tarafından denetlenen, Dernekler Kanunu'na göre kurulmuş bir derneğin web sitesi. Filtrelemeyi yapan kişinin homofobik olduğunu da şuradan anlıyoruz; başka bir derneğin sitesi var. Adı da 'Pembe Hayat'. Oraya girebiliyorsunuz diğerine giremiyorsunuz."
Çin'in ünlü Tibet'te yaşayan budistleri, ölenleri gömmek veya bir yana atmak bir yana akbabalara yem yapıyor. Hindistan'daki dehşete bile rahmet okutacak görüntülere ulaştığımız Tibet'teki cenaze törenleri bir tören değil gerçek bir insanlık suçu. 7. yüzyılda başlayan bu sapkın cenaze törenlerinde, öldükten sonra ruhun gökteki anaya ulaşacağına inanan Budistler, kendilerine has bir gelenek başlattılar. Önceleri ölüleri yakıp küllerini savuran bu budist rahipleri daha sonra ölüleri kendi elleriyle beslediklere akbabalara yem olarak vermeye başladı. Dağın tepesinde bulunan tapınaklarının hemen önüne taştan bir düzlük buran rahipler, ölen budistleri çıplak olarak buraya getiriyor. Ölüleri ellerindeki palalarla parçalara ayıran budist rahipler, sadece insan etiyle beslenen yüzlerce akbabaya bir ziyafet çektiriyor. Ölünün üstüne üşüşen bu leş yiyiciler, kemiklerde bir dirhem bile et bırakmıyor.Kuşların yediği insanın ruhunun bu kuşlarla birlikte göklerdeki analarına gideceğine inanan bu vahşi olayın sorumluları, ölülerin yakınları tarafından kutlanıyor.Gerçek mezarlığın gökyüzünde olduğunu oraya da ancak ruhun çıkabileceğini belirten budist rahipler, cesetleri yiyen kuşların o cesedin sahibinin ruhunu o mezarlığa çıkaracağını savunuyor. Çin hükümeti 1960 yılında barbarca olduğunu ilan ettiği bu vahşi olayı yasakladı. Yasaklamayla birlikte uzun süre gösteriler yapan Budistler, 1980 yılında ölüleri kuşlara yedirmek için tekrar izin aldı. Halen ölüleri akbabalara yedirme törenleri sürmektedir. Bu vahşet için büyük eleştiri alan budistlerin bir komik gerekçeleri daha var. Genelde dağlık ve buzla kaplı bir bölgede yaşadıklarını belirterek, "Buralarda zaten istesek te ölüleri gömebileceğimiz bir yer yok. Burası tamamen kayalarla kaplı bir bölge. Toprak bile yok. O yüzden ölülerimizi fiziken de gömmemiz söz konusu değil" savunması yapıyor. Bu arada kuşlardan arta kalan ölü kemikleri, başka bir amaç için kullanılıyor. Müritlerinin ölüm korkusunu yenmeleri ve ölümün korkulmaması gereken bir şey olduğunu anlatmak isteyen budistler, ölenin uyluk kemiği ile kafatası kemiğinin yarısını müzik aleti olarak kulanıyor. BU BİR HABERVİTRİNİ ÖZEL HABERİDİR
  (Toplam 1 yorum) Yorum Ekle
mediha 15.11.2012 15:53:00
cok kotu oldum bakinca kizlari 1an once ayirsalar cok iyi olar

2007© videovitrini.com