MARKETİN GÜVENLİĞİ İLE MÜŞTERİ ARASINDAKİ KAVGA RİNGLERİ ARATMADI!..

Rusya'da Novosibirsk'te bir markette alışverişe gelenler ile güvenlik görevlileri arasında çıkan tekme tokatlı kavga ancak olaya market sahibinin silah çekerek müdahale etmesiyle son buldu... İşte güvenlik kamerasına takılan ilginç kavga görüntüleri...
İzlenme Sayısı Oy Sayısı Oy Ortalama (Oy ver)
41024 10
Adınız:
E-posta adresiniz:
Arkadaşınızın e-posta adresi:
Mesajınız:
Diyarbakır'da film gibi bir soygun meydana geldi. Bankada güvenlik görevlisi olarak çalışan bir kişi, havaalanına teslim edilmek üzere verilen 2 çuval içerisindeki 4 milyon dolardan, 2 milyon dolarını çalarak kayıplara karıştı. Edinilen bilgiye göre, bir bankada güvenlik görevlisi olarak çalışan Selahattin A. ve ismi henüz açıklanmayan arkadaşına havaalanına teslim edilmek üzere 2 çuval içerisinde 4 milyon dolar teslim edildi. 2 çuval parayı zırhlı aracın arka kısmına koyan 2 güvenlik görevlisi, bankadan ayrıldıktan sonra iddialara göre Selahattin A., belindeki tabancayı çekerek şoför olan mesai arkadaşına, aracı havaalanına değil Mevlana Halit Mahallesi Cengizler Caddesi 563 Sokak'a götürmesini söyledi. Burada araçtan inen Selahattin A., mesai arkadaşını zırhlı olan transit aracın arka kısmına götürüp bir çuval parayı aldıktan sonra müziğin sesini de açıp kapıları kilitledi. Parayı alan Selahattin A. kayıplara karışırken, şehrin tüm giriş ve çıkışları tutuldu. Araç içerisindeki kilitli vatandaşı farkederek polise haber veren Nurettin Yokuş isimli vatandaş, "Burada yaşlı bir vatandaş vardı, 'arabanın içinden garipten sesler geliyor' dedi. Baktık arkada biri kitli vaziyette, müziğin de sesi açılmış ön tarafta ve araç zırhlı olduğu için ses çıkmıyordu. Polisi aradık geldiler güvenlik görevlisini çıkardılar, biraz baygın gibiydi. Yüzüne su döktükten sonra güvenlik görevlisi ağladı. Diğer kişiyi hiç görmedik ama araç zırhlı olduğu için kilitli olan kişinin müdahale edemediğini öğrendik" dedi. Parayı çalan güvenlik görevlisi Selahattin A.'nin Elazığ nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenilirken, olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatıldı.
Eski Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ'un İnternet Andıcı ve Dursun Çiçek'in hazırladığı belirtilen İrtica ile Mücadele Eylem Planı kapsamında tutuklanması, ''Başbuğ nerede yargılanacak, mahkemede mi yoksa yüce divan da mı'' tartışmalarını da beraberinde getirdi. Konuyla ilgili olarak TVNET Başkent Programına konuk olan ve Abdülkadir Selvi ile Melek Baripoğlu Arıcı'nın konuğu olan Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mithat Sancar, Başbuğ'a Yüce Divan yolunun kapalı olduğunu kesin bir dille ifade ederken, ''Eğer Yüce Divan derseniz, darbeye bahanesi olan ve TSK'ya ''koruma ve kollama'' görevi verdiği öne sürülen İç Hizmet Kanunu'nun 35. maddesini meşrulaştırmış olursunuz.'' dedi. YARGILAMA YERİ MAHKEME Eski Genelkurmay Başkanı'nın darbe suçlarına ilişkin olarak ''silahlı terör örgüt kurmak ve yönetmek'' suçlamasıyla tutuklandığını hatırlatan Sancar, Yüce divan tartışmalarına ilişkin olarak, ''Bunu ben görev suçu olarak görmüyorum. Zaten bu anayasaya değişikliği sürecinde de 2010 da bunu çok tartıştık. Bunun görevle ilgili sayılabilmesi için gerçekten askerlik görevinin bir uzantısı içinde bir iş olması gerekir. Oysa internet andıcı olayı kamuoyu tarafından çok iyi biliniyor. Hükümete karşı belli bir isime karşı kara bir propagandayı savcılar bunu darbeye hazırlık olarak yorumluyorlar. Bunlar görev suçu değil.'' dedi. ''Görev sırasında işlenen her suç görev suçu olamaz. Görev sırasında işlenmesi artı görevle ilgili görevin yürütülmesi kendilerine verilen yetki ile ilgili olması gerekir.'' diye konuşan Sancar, ''İşin işlenmesi ve yürütülmesi bu iş nedir askerlik hizmetidir. Milli savunma hizmetidir. Hizmet içinde yapılmış olması yetmiyor bu işi milli savunma kamu hizmeti yürütülmesi ilgili doğrudan bağı olan bir faaliyet olması gerekiyor ki görev suçu sayılsın. Şimdi darbe görev suçu değil.'' açıklamasında bulundu. Başbuğ'un işlediği suça görev suçu demenin doğru olmayacağını bildiren Sancar, şunları söyledi: ''Bu görev sırasında işlenen her suç yüce divanlık bir suçtur demek doğru gelmiyor. Burada da bu ayrımı gözetmek gerekiyor. Görev sırasında işlediği bütün suçların birine hakaret ederse bunu da yüce divanda yargılanmayacaktır. Buna benzer bir sürü örnek var. Yüce divan yargılamaları görev suçları içindir. Henüz uygulaması yok Türkiye’de. Olay bir ilk olacaktır. Belki de bundan sonra bir örnek olacaktır. Eğer 2010 anayasa değişikliği olmasaydı şimdi daha büyük bir tartışma olacaktı. Çünkü yargılama yeri belli değildi. 2010 dan sonra gelen bu değişikliğin nasıl yorumlayacağımızı önemli.''
  (Toplam 1 yorum) Yorum Ekle
powertech 27.03.2008 10:31:00
guvenlıkcı masalah vurdugu ıkı adamıda yere yıktı

2007© videovitrini.com